العربية
简体中文
繁體中文
Nederlands
English
Français
Deutsch
עִבְרִית
Arabic
Chinese CS
Chinese CT
Dutch
English
French
German
Hebrew
Magyar
Indonesia
Norsk
Русский язык
Español
Svenska
Türk
Hungarian
Indonesian
Norwegian
Russian
Spanish
Swedish
Turkish

 
Elohim’in Kutsal Kitabı,
―   veya   ―
Allah’ın Kuranı?


Hiristiyanların Kutsal Kitapı 66 eşsiz kitaptan oluşur. Eski Ahit’te (Antlaşma’da) 39, Yeni Ahit’te 27 kitap vardır. Kutsal Kitap insanların tarihinde ortalama 2000 yılda yaklaşık 40 insana, genellikle Yahudi insana gönderildi . İlk kitap Eyüp, yaklaşık İsa’dan 2000 yıl önce, yani Yahudilerden önce yazıldı, çünkü Eyüp İbrahim’in zamanlarında yaşamıştır. Ama birbirini tanıştıklarına dair belirti yok. Ondan yaklaşık 400 yıl sonra Yahudilerin Mısır’daki kölelikten kurtarıldığı zaman Musa şimdiki Kutsal Kitab’ın ilk beş kitabı olanı, yanı Tora (Tevrat, Pentateuk: Yaratılış, Mısır’dan Çıkış, Levililer, Çölde Sayım, Yasa’nın Tekrarı) geldi. Eski Ahit'in kalıntısı (Yahudilerin Tanah’ı, tam olarak büsbütün 39 kitap) çeşitli peygamberler tarafından yaklaşık İsa’dan 400 yıl önceye kadar uzanır. 400 yıl aralıktan sonra Yeni Ahit'in hepsi olan 27 kitabı tek bir kuşakta, yani İsa’nın hayatından sonra gelen ilk onyılda tamamlandı. En sonunda elçi Yuhanna’nın son kitabı, Vahiy ile Kutsal Kitap hazırlandı.

Müslümanların Kuran-ı Kerimi Hazreti Muhammed’e Allah ( الله‎ ) tarafından Arabistan’da İsa’dan sonraki 7’nci yüzyılda kendini Cebrail olarak çağıran bir melek aracılığıyla 23 yılda geldi. Kuran „Okuyuş” anlamına geliyor. Kuran-ı Kerimi Hazreti Muhammed’in ölümünün kısa bir süre sonra tek bir yazılı olarak Arapça ile sistemleştirildi. O zaman bütün başka uyarlamalar yok edildi. Aynı Arapça uyarlama (günümüzde diğer dillerde pek çok çevirisi olduğu halde) düzgün olarak bugüne kadar herkesçe kabul edilmiş bir şekilde kaldı.

Büyüklüğüne göre Kutsal Kitap (yaklaşık 780 000 söz) Kuran’dan (yaklaşık 78 000 söz) yaklaşık on kez daha uzundur.

Kutsal Kitab’ın hep 66 kitabı bölümlere bölünürken (hepsi 1189 bölüm) Kuran sadece 114 sureden (bölüm) oluşur, ve her 114 onun numara veya biricik adına göre bahsedilir. Örneğin sure 14’in başka adı İbrahim (Arapça, Ibrahim, إبراهيم‎ ).  En uzun sure Inek (Al-Bakara) 286 ayetten oluşur. Surelerin çoğunluğu daha kısa olup, en kısası yalnız 3 ayettir.

Dünyanın üç büyük tek tanrılı dininde (Musevlik, Hiristiyanlık ve İslam) arasında ortak çok genel şey vardır. Herkesçe övülecek „Bir Gerçek Tanrı” vardır. Her üçüde iyi ve kötü meleklerin varlığına inanıyor. Ama teoloji ve öğretimlerinde önemli farklar var. Bir ruhsal öğreti doğru, başka yanlış veya düz İnanışa ters düşen olduğunda her üçü uğraşıyor. Her üçü bizim Yaradan’ımızın en doğru vahiye sahib olup öğreten olduğunu söylüyor. İsa (Yeni Ahit’te) kendisinin Tanrı olduğunu, ama Kuran-Kerim İsa’nın sadece Muhammed’den daha küçük bir peygamber olduğunu öğretiyor.

...  „Allah Akbar”’ın (Allahu Akbar) anlamı „Tanrı büyük” değil. Bu amaçlı bir yanlış çeviridir.   ...
(Arap sözcükler gerçekten „Allah daha büyük” diye uğraşıyorlar. Ne anlama geldiğini bu.)

Allah Yehova’nın insan yürek ve zihinlerindeki yerini almaya çalışıyor.

Bugünlerdeki Yahudiler Hiristiyanlarin Yeni Ahidi kutsal yazı gibi kabul etmez. Yahudiler için kutsal yazıların temel seti Tanah (Yasa ve Peygamberler - Hristiyanların „Eski” Ahit adlandırdığı 39 kitap). Onlar Mesih’in geleceğini şimdiden daha bekliyorlar. İsrail’in uzun tarihinde dinin esas açıklaması Şema„Dinle, ey İsrail! Tanrımız RAB tek RAB’dir.”  (Yasa’nın Tekrarı 6.4) Doğru Tanrı Bir Her Şeye Gücü Yeten Varlıktır.

İsa’dan 400 yıl önce bitirildiği zaman Kutsal Kitab’ın Eski Ahidi (Tanah) aslında hemen hemen tam İbranice yazılırdı. Ama o zamanlarda (Babil’deki sürgünden sonra) İbrani dili yayılmış İsrail ve Yahuda’nın birçok Orta Doğu krallıklarına dağılan oğulları arasında coğunlukla kullanmayanmış. Bunun için İsa’dan önce 270’e Septuagint (yanı 70, veya LXX), tam bir Yunanca (o zamanlarda öğrenmek için kullanan dil) tercümesi tamamlandı. Orijinal İbranice yerinde İsa ve Yeni Ahidi yazarken yazarlar bu Yunanca Septuagint’ten aktardı. Yuhanna 19.19-20’ye göre İsa’nın çarmıhı üzerindeki yafta Yunanca, Latince ve İbranice yazıldı: „Pilatus bir de yafta yazıp çarmıhın üzerine astırdı. Yaftada şöyle yazılıydı: NASIRALI İSA YAHUDİLER'İN KRALI”.  Bu yazının İbranice akrostişinin YHVH (veya YHWH - Yehova, yada יהוה), yani Tetragrammaton olduğuna çok insan inanıyor.

Yaradan’ımızın Kutsal Kitap’taki birinci kez (Yaratılış 1.1,26) kullanan adı Elohim ( אלהים ). Bu çoğul şekli bir İbrani sözcük, ama gramer olarak her zaman tekil şekli gibi kullanılır. (Aynı zamanda çoğul ve tekil şekli.) Ara sıra aynı Yaradan Tanrı’ya gösteren adlar Yehova ve Yahve (ikisi de YHVH’dan) de kullanılır.

On emirin birincisine (Mısır’dan Çıkış) bakalım: „Benden başka tanrıların olmayacak.”  Bir Tanrı. Benzerlik, resim, heykel veya put yapma. „Hiristiyan” heykeller de beraberinde olan eski peygamberlere veya kutsallarada dualar yasak. İsa bize dosdoğru „Göklerdeki Babamız”-a (Matta 6.9) dua etmeyi öğretti. Ve Önüne yüreğinde hiç başka tanrılar (veya güçlü ruhsal varlıklar) koyamaz. Ne Baal, ne Zeus, ne Buddha, ne bu dünyanın tanrısı (2Korintliler 4.4: Şeytan, İblis), ne de hiç başka tanrı. Meryem’in oğlu İsa bize Kendi gibi Göklerdeki Babamıza dua etmeyi söyledi. Ve Luka 11.27-28’e dikkat et: „İsa bu sözleri söylerken kalabalığın içinden bir kadın O'na, ’Ne mutlu seni taşımış olan rahme, emzirmiş olan memelere!’ diye seslendi. İsa, ’Daha doğrusu, ne mutlu Tanrı’nın sözünü dinleyip uygulayanlara!’ dedi.”

İsa Tanrı’nın insan olduğu Söz’üydü (Yuhanna 1.14). Ama tekrar Elohim’in çoğul şekli İbrani bir sözcük olduğuna dikkat edelim! Hiristiyanlar da bu öğreti 1Yuhanna 5.7 gibi Kutsal Üçlük ile anlatıyorlar: „Şöyle ki, tanıklık edenler üçtür: Baba, Söz ve Kutsal Ruh. Bunların üçü de uyum içindedir.”  Üç beraber bir. Doğru Tanrı Bir Her Şeye Gücü Yeten Varlıktır.

Nasıralı İsa Tanrı olduğunu sahib çıktı. Yuhanna 4.25-26’ya ve Yuhanna 10.30’a bak! Yine Markos 14.61b-62a: „Başkâhin O’na yeniden, ’Yüce Olan’ın Oğlu Mesih sen misin?’ diye sordu. İsa, ’Benim’ dedi.”  Ve Müjde haberi 1Korintliler 15.1-4’te şüphesiz. Ayet 4: „Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi.”  Tanrı’nın oğlu İsa Kutsal Kitab’a göre çarmıhta öldükten üç gün sonra ölümden dirildi.

Ama Kuran İsa’nın sadece iyi bir peygamber olduğunu ve çarmıhta ölmediğini öğretiyor. Gerçekten Kuran „Tanrı’nın oğlu yok” diye hoşgörüsüz uğraşıyor. Sure 72.3 ve Sure 112.2-3’e bak! Sure 4.171: „…Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri iddia etmeyin. Meryem'in oğlu Mesih İsa sadece Allah'ın resulu, Meryeme ulaştırdığı kelimesidir. … ’Tanrı üçtür!’ demeyin. ... Allah ancak tek bir İlahtır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir.”

Karşıtlık olarak: „Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.” (Yuhanna 3.16)
 

Kuran’daki Allah’ın
oğlu yok.
Kutsal Kitap’taki Elohim’in
biricik Oğlu var.

Yeşaya 9.6-7: „Çünkü bize bir çocuk doğacak, Bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak. Davut'un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak Ve sonsuza dek sürdürecek.”
 


YAHUDILER
Tanrı’nın Oğlu Mesih’in henüz gelmediğini inanarak daha bekliyorlar
HİRİSTİYANLAR
Nasırali İsa’nın doğru Mesih olduğunu inanıyorlar
İSLAM
inançlarına göre Tanrı’nın Oğlu yok, İsa’nın iyi, ama Muhammed’den daha küçük çoktan bir peygamber olduğunu inanıyorlar

Burada hissetmiş bir ilerleme var; (sahip çıkmış) sonraki vahiylar; (uğraşmış) doğrulara doğruların inşaatı. Ara sıra Müslümanlar Yahudiler ile Hiristiyanları „Kitab’ın halkı” çağıyorlar. Onlara göre Yahudiler ile Hiristiyanlarda bir takım gerçeklik var, ama Kuran Kutsal Kitab’ın öğretilerinden daha yukarıda. Bu konuda çok ilginç sorular var, ama bu makalenin en başta gelen hedefi Kuran’da bulunan Allah Kutsal Kitap’taki Tanrı’dan tamamen başka bir güçlü ruhsal varlık olduğunun göstermeyi.  Allah Yehova’nın insan yürek ve zihinlerindeki yerini almaya çalışıyor.

   Yeruşalım şehri – Kuran’da hiç yok.  
   Mekka şehri – Kutsal Kitap’ta hiç yok.   

Kuran „Bir Doğru Tanrı”-yı şöyle hiç adlandırmıyor:  Elohim, Yehova, veya Yahve.  
Kutsal Kitap „Bir Doğru Tanrı”-yı şöyle hiç adlandırmıyor:  Allah.

Bu iki büyük kutsal kitapta bu esas konular hakkında hiç kesiştiği yok.
         - Bu ne tesadüf, ne de dikkatsizlik.

„Allah Akbar”’ın (Allahu Akbar) anlamı „Tanrı büyük” değil. Bu amaçlı bir yanlış çeviridir. Arap sözcükler gerçekten „Allah daha büyük” diye uğraşıyorlar. Ne anlama geldiğini bu. Ama bu doğru değil. İsa akbar! (Aslında Tanrı büyüğün Arapçası bu: „Al-Khaleq Kabir”. Dünyayı yarattığı Tanrı’nın Arapçası „Al-Khaleq” (Al-Khallaq, Al-Khaaliq, الخالق ) Ve kabir eşit büyük, ama akbar daha büyük diyor.)  Yanı Kuran’a göre Allah Al-Khaleq, ama Kutsal Kitab’a göre Yaradan Tanrı (Al-Khaleq) Yehova (Yahve, Elohim).

Bunları okuyan şüphecikler şöyle düşünebilir: bunlar hepsi saç bölme, ve ruhsallıklar tam gerçek dışı. Cik-cik, kuzuların aldatmayı ne kolay, derin bir nefes. Onlara göre sadece biz insanlar yaşadığı birkaç boyutlar var. Ama bugünkü matematik ve bilim başka boyutların var olduğunu gösterdi. Başını kuma sokan devekuşu olma. Çevremizde, bu çoğunlukla boş atomların çevrelerinde, başka boyutlarda daha çok şey var. Bunun için mantıksal düş. Gördüğümüz az hepsi değil, hadi, uyan! Bu uçsuz bucaksız evrende varlıklarımızın ruhsal parçaları aşağı maddesel/bedensel şeylerden gerçekten daha önemli. Bu yaşam ruhlar için bir savaştır. Bunları yok sayılmamayı sana yardım etmiyor. Olsa bile tarafı seçmemeye karar veriyorsan, henüz savaş bölgesindesin. Ve İsa Mesih senin kişisel Kurtarıcın (O yol, gerçek va yaşamdır) olarak cehaletle kabul etmezsen, bu yaşamdan sonra sen (senin esans, karma, yanı ruhun) cehenneme bağlanacaksın. (Şüpheciklerin öyle „akıllı” olduğuna hepsi budur.)

Din savaşları tarihinin en kötü savaşları!

Doğru. İnançlar eylemlere sürüyorlar. Bunun için işte bir soru:  İnsanların tarihinde en kötü ve öldürücü din savaşları ne zamandı?!  Engizisyon mahkemesinde Hiristiyanları tarafından Yahudilerin acı çekip öldürülmesi? Birçok haçlı seferlerin birinde? Yani cihatta? En kötü, işkence, öldürücü din savaşları gerçekten 20’nci yüzyıldaydı. Evet, ateistlerin iktidara geldiği zaman. Onlara hiç „kutsal kitap”, hiç dış kurallar yok. Tanrı’nın gücü reddeden marksist-komünist-faşist rejimler dış ülkelerin kuvvetleri beraber saldırdıktan sonra geri dönüp kendi halkını toplu öldürdü. Stalin, Mao, Hitler, Pol Pot ve öteki Tanrı’dan korkmayan adamlar insanlığın asıl değeri reddederken hemen hemen antik geçmişin her dini tiranından daha çok kötüydü. Bunun için ateizm ve onun ruhsal alemleri redettiği bugüne kadar icat en öldürücü dindir. İnançlar eylemlere sürüyorlar ve ateistler aptalca bu yaşamdan sonra cevap isteyen Tanrı yok diye düşünüyorlar. 20’nci yüzyılda ateistler ruhların on milyonları toplu öldürdü. (Şüpheciklerin öyle „onurlu” olduğuna hepsi budur.)

Müslümanlar kendilerine „Barış Meclisi” ve onlar tarafından cihat (kutsal savaş kafirler, yanı Hiristiyanlar ve Yahudiler karşı) ile saldıranlara „Savaş Meclisi” adı verdiler. Cihatlar hazreti Muhammed’in yaşamı (İsa’dan sonra 570-632) sırasında meydana geldi. Muhammed onun din „Barış Meclisi”-ni 7’nci yüzyılda başlayarak başkalarının üzerine 40’tan daha dini-askeri saldırı yaptı. Dört yüzyıldan sonra – yanı dört yüzyıl cihattan sonra – Hiristiyan haçlı seferleri – birinci bir papanın konuşmadan sonra 1095’te – meydana geldi.

Kuran’ın öğretileri Kutsal Kitab’ın öğretilerinden işaretli farklı. İsa af ve sevgi yapıp öğretti. Muhammed yapmadı. Allah Tanrı Yahve (Yehova, Elohim), yanı Kutsal Kitap’takı Tanrı’dan çok farklı bir tanrıdır.

Kutsal Kitap’takı Rab’bin duasından sonra gelen iki ayetler Hiristiyanlar tarafından sık sık gözden kaçırılmış:

Matta 6.13b-15: „…Bizi kötü olandan kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik Sonsuzlara dek senindir! Amin. Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar. Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.”

Bağışlanma sevgiden kaynaklanıyor. Ve Kutsal Kitap şöyle bildiriyor: 1Yuhanna 4.7-8: „Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır. Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı tanır. Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir.”  Kutsal Kitap açıkça ögretiyor: „Tanrı sevgidir”.  1Korintliler’in 13’üncü bölüme de bak!

Aynı zamanda tüm Kuran’da Allah’ın sevgi ya da böyle bir şey olduğunu sahip çıkan hiç bir ayet yok. Arapça kelime „sevgi” Kuran’da oldukça idareli kullanılır, genellikle bu bağlamda: „Allah bunu seviyor” veya „Allah şunu seviyor”. Allah’a gönderme, yanı teveküllü (isteyerek, istemeyerek, fark etmez) Kuran’ın temel konusu.

Son olarak Elohim (Yehova, Yahve) ve Allah arasındaki esas fark doğruluktur. Kutsal Kitap açıkça belirtiyor: Kutsal Kitap’takı Tanrı yalan söyleyemez. İsa Tanrı’nın Oğlu ve göklere tek yol olduğunu sahip çıktı. Yuhanna 14.6: „İsa, ’Yol, gerçek ve yaşam Ben’im’ dedi. ’Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.’”  İsa’nın aracılığı olmadan Baba’ya hiç kimse yetişemez. İsa bunları da söyledi: Yuhanna 8.32: „Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak.”

Ama Kuran’a göre Allah aldatmayı seviyor. Bekleyelim! Buna dayalı Kutsal Kitab’ın Tanrı’sı ve Kuran’ın Allah’ı insanların ruhları aramakta düşmanlar, değil mi? Allah'la ilgiliyaygın kullanılan Arapça kelime „makr” ( مكر - düzenbaz, entrikacı) O dünyanın en iyi „makr’ı”. Sure 3.54: „Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.”  Sure 4.157’ye göre İsa gerçekten çarmıha gerilmemiş, daha doğrusu bu başka bir aldatma ıdı. Şöyle Allah’ın her şeye gücü yeten ve en akıllı olduğunu sahip çıkıyor.

Köktenci Müslümanlar. Köktenci Hiristiyanlar. Onlar neredeyse tamamen karşıtlar, değil mi? Biri kafirler karşı dini-askeri saldırıları teşvik eden Muhammed’in ögreti ve yönü yakından takip ediyor. Öteki İsa’nın örneği, bağışlayıcılık ve sevgi, hatta başkalarının günahları için çarmıhta öldüğünü takip etmesi arzuluyor. Gururlu şüpheciklere göre herhangi bir dini köktenci bir şekilde bir tehlikedir, ve onlar zaten benzer. Aksine. Köktenci Müslümanlar Kuran’ın öğretilerine dayalı vaazlar dinliyorlar. Köktenci Hiristiyanlar İncil’in öğretilerine dayalı vaazlar dinliyorlar. Tanrı sevgidir mi? - veya - Herkes sunmalıdır?

―  Hiristiyan dinin özetini bu: Tanrı senin yerine O’nun Oğlu veriyor.

―  Müslüman dinin özetini bu: Allah’a senin oğlun veriyorsun.

20’nci yüzyıl İslam için istisna ıdı. İslamda hazreti Muhammed’in zamanından beri norm Cihat - yanı aldatma, korkutma, düpedüz saldırı, terör ve düzenbazlık - idi. Bu geçici laik hakim (Avrupa Büyük Güçler, sonra Soğuk Savaş tarafindan bölünmüş dünya) ara şimdi bitiyor. Şüpheciklerin (ruhsal cahil ve gizleyenler) günü geçirdi. Bugünlerde örneğin hatta İngiltere’de Müslimanların nüfusu çabuk artıyor. Belirli Müslimanlar Hiristiyanlar ne söylüyorlar diye sessizce kiliselerde oturuyorlar. Böyle çok kilise minberden bazı şeyleri söylememek için korkutma altındalar. Şu anda İngiltere genelinde gayri Müslümanlar için yürü yasak alanlar var. Yani orada sonunda muhtemelen iç bir savaş olacak, veya İngiltere sonunda göçmenlerinin ve onun şeriatı tarafından mağlup olacak. İslam’ın başka dinler ve imanlar karşı hoşgörösüz olduğu tarihsel bir gerçek.  Ve bir toplum hoşgörösüz katlanıyorsa yakında ne olur?

Komünistler „sonuç aracı haklı çıkarır” diye uğraşırdılar. Ama bu doğru değil. 20’nci yüzyıldaki marksist komünizm dünya çapında öldürücü bir felaket idi. Gerçekten sonuç araçlar tarafından yapılır, yanı ne ekersen onu biçersin, Galatya 6.7. Gerçek ekersen özgürlük biçersin, aldatma ekersen kölelik biçersin. Aldatma ekerenler en çok aldatmış olanlar olacaklar. Ne ekersen onu biçersin.

Hiristiyan haçlı seferleri istisna, İncil ve çoğunlukla İsa’nın öğreti karşı giden geçici tepkilerdi. Ama cihatların (kutsal savaşlar) uzun zamandan beri başlatılan serileri Kuran’ın öğretilerle her zaman tamamen tutarlıydı. Allah’a tövbe edenler getir, ötekileri denetimine al. Onlar Allah’a sunmalılar.

Kutsal Kitap’taki Tanrı’ya Müslüman ülkelerdeki çok Hiristiyan Kutsal Kitap çevirmesinde „Allah” yazıldığı gerçekten bir trajedi. Bu genç inançlılara karışıklık ekler. İki tamamen farklı varlığın aynı adıyla cağırdığı zaman bir kimse Tanrı’nın bize karşı beklentileri nasıl öğretebilir? Orijinal Ibranice veya Yunanca Kutsal Kitap’ta „Allah” hiç bahsedilmez. O tamamen başka ruhsal varlık.
 

Allah’ın Kuran’ı
„Bir Doğru Tanrı”
Güçlü, aldatmalar, düzenbazlar;

teveküllü (isteyerek, istemeyerek fark
etmez), ve oğlu yok.
Elohim’in Kutsal Kitab’ı
„Bir Doğru Tanrı”
Güçlü, sevgi, af; kabul edip

etmediğine karar verebilirsin,


Elohim bir çok güçlü ruhsal varlık.

Allah da bir güçlü (ama farklı) ruhsal varlık.

Allah’ın Kuran’ı bir yedek olarak önerilmiştir. Müslümanlar „Allah Akbar”’a (yanı onların tanrı daha or en büyük) uğraşıyorlar.

Elohim’in 40 farklı insan tarafından insanların tarihinde orta 2000 yılda  yazılan Kutsal Kitab’ı bilgi, felsefe, dogru geçmiş, ve en önemli ruhsal rehberliğin kitabı olarak zamanların testine karşı ayakta durup devam ediyor.
 

Avi Lipkin
(Victor Mordecai)
Can't Coexist
(Stop Islam to help the world coexist)
Jihad Watch
(Jihad Theology in World Conflicts)
Islam Watch
(Truth about Islam)

 
Elohim’in Kutsal Kitabı, veya Allah’ın Kuranı?
http://www.creationism.org/turkish/ElohimBibleAllahKoran_tr.htm



Ana Sayfa:  Türkçe
www.creationism.org